Dilin Kullanımından Doğan Türleri Kısaca

Dilin Kullanımından Doğan Türleri Kısaca

Bu yazımızda sizler için Dilin Kullanımından Doğan Türleri Kısaca konusunu derledik, Dilin Kullanımından Doğan Türleri Kısaca yazımızı güzel bir anlatımla sizler için hazırladık. Dilin Kullanımından Doğan Türleri Kısaca sayfamızı arkadaşlarınızla veya sosyal medyada paylaşarak arkadaşlarınızda faydalanmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yeryüzünde yaşayan diller, belli sayıdaki eski ana dillerin uzun bir tarihî seyir içinde değişik kollara ayrılmasından oluşmuştur. Ayrı ayrı diller ve akraba diller arasındaki bu farklılaşma yanında, aynı dil içinde birtakım dallanmalar da meydana gelebilmektedir. Bir dilin kendi içinde alt kollara ayrılması, o dilin lehçe, şive ve ağızlarını oluşturur. Lehçe, şive ve ağızlar coğrafi ve sosyal etmenler nedeniyle bir dilin ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından zamanla birbirinden az çok ayrılmış olan kollarıdır.

 

Lehçe (Diyalekt)

Bir dilin bilinmeyen, karanlık bir devrinde (metinlerle izlenemeyen dönemlerde) kendisinden ayrılan, çok büyük ses ve şekil farklılıkları gösteren ve farklı bir dil olma yolunu tutan kollarına lehçe denir. Lehçe, dilde ses ve yapı düzeyinde büyük farklılaşmaların ortaya çıkmasıyla oluşur. Lehçelerin oluşmasında coğrafi ve kültürel etmenlerin rolü büyüktür. Türk dilinin Çuvaşça ve Yakutça olmak üzere iki lehçesi vardır.

Çuvaşça, bugün Ural Dağları’nın batısında ve özellikle Rusya’nın Çuvaşistan Özerk Cumhuriyeti’nde konuşulmaktadır.

Yakutça, Yakutistan Özerk Cumhuriyeti’nde konuşulmaktadır. Çuvaş ve Yakutlar asıl Türk topluluklarından uzak kaldıklarından, her iki Türk topluluğunun da dillerinde büyük değişmeler olmuştur.

 

Şive (Yakın Lehçe)

Bir dilin bilinen veya metinlerle izlenebilen devirlerinde kendisinden ayrılan ve bazı ses ve şekil farklılıkları gösteren kollarına şive denir. Şivelerdeki ses değişimleri yazı diline de yansır. Şivedeki farklılaşma lehçeye göre daha azdır. Bu yüzden bazı dil bilimciler şiveyi “yakın lehçe” olarak adlandırır.

Bir dilin şiveleri arasında ses, yapı ve söz dizimi bakımından benzerlikler görülür. Örneğin; Türkiye Türkçesinde “gelirim” kelimesi Orta Asya’daki Türkistan şivelerinde “kelür men” şeklinde yazılır. Azerbaycan Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Özbek Türkçesi, Tatar Türkçesi, Türkiye Türkçesi Türk dilinin şiveleridir.

 

Ağız

Bir şive içinde mevcut olan ve söyleyiş farklılıklarına dayanan küçük kollara, bir memleketin çeşitli bölge ve şehirlerinin kelimeleri söyleyiş bakımından birbirinden ayrı konuşmalarına ağız denir. Türkiye Türkçesinin “Trabzon ağzı, Elazığ ağzı, Malatya ağzı, Kayseri ağzı” gibi çeşitli kolları vardır. Bu kollardan biri olan “İstanbul ağzı” aynı zamanda yazı dilimiz olarak kabul edilmiştir. Bu durumun nedenleri arasında İstanbul’un kültür merkezi olması, İstanbul ağzının konuşma dili bakımından diğer ağızlara göre daha gelişmiş olması ve Türkçenin özelliklerini daha iyi yansıtması gösterilebilir.

Bir dildeki ağız sayısının fazla olması, o dili konuşan ulusun farklı kültürlerden etkilendiğini gösterir. Bu yüzden ağız çeşitliliği aynı zamanda bir kültür zenginliğidir. Anadolu’daki ağızlar bizim kültür varlığımızın bir parçasıdır. Ancak teknoloji ve iletişim olanakları arttıkça yazı dili (İstanbul Türkçesi), konuşma dilini de etkilemekte ve yerel ağızlar zamanla unutulmaktadır.

Ülkemizdeki ağızlarla ilgili ilk araştırmayı XIX. yüzyılda A. Maksimov yapmıştır. Türk Dil Kurumu, 1952’de ağızları araştırarak 12 ciltlik Derleme Sözlüğü yayımlamıştır.
Aşağıda çeşitli yörelerden derlenmiş ağız örnekleri verilmiştir:

Çeşitli Ağız Örnekleri
 

Argo

Toplumun belirli bir çevresinin kullandığı ya da aynı sosyal ortamda bulunan insanların, konuşma dilinden ayrı olarak benimseyip kullandıkları, herkesçe anlaşılmayan, kendilerine özgü kelime ve deyimlerin yer aldığı özel dile argo denir.

Argonun kaba ve küfürlü bir dil olarak algılanması yanlıştır. Toplumdaki farklı kesimlerin kendilerine özgü argoları olabilir. Argoda kelimelerin anlamları örtüktür. Burada sözcüklere yeni anlamlar yüklenir, bazı kelimelerde değişiklik yapılır ve yabancı kelimelerden yararlanılabilir. Argo çoğunlukla kaba bir söyleyiş özelliği gösterir.

Aşağıda çeşitli argo örnekleri verilmiştir.

» Araklamak: Çalmak
» Uyutmak: Aldatmak, kandırmak
» Papel: Para
» Atmasyon: Asılsız, uydurma, yalan söz veya haber
» Uyuzlanmak: Huylanmak, şüphelenmek
» Volta: Bir aşağı bir yukarı dolaşma
» Tırnakçı: Hırsız, yankesici
» Yaylanmak: Çekip gitmek
» Zoka: Tuzak, hile, dalavere, oyun

 

Jargon

Belli bir grup arasında dayanışma ve çıkar birliğini devam ettirmek ve korumak amacıyla oluşturulmuş, başka kişiler tarafından anlaşılmayan yapay dile jargon denir. Jargonlar, söz konusu grup içinde yer alan üyelerin sıkça kullandıkları düşünceleri kısaca ifade edebilmek için geliştirilmiştir. Jargon, çoğu zaman dil iletişimini engeller çünkü grubun dışındakiler söylenenleri anlamazlar.

 

Standart (Ölçülü) Dil

Toplumu oluşturan insanların hem konuşurken hem de yazarken hep birlikte uydukları, ağız özelliklerinden bağımsız, çeşitli kurallara bağlı olan ortak dile standart (ölçünlü) dil denir. Standart dil, kuralları çeşitli gramer kitaplarında, yazım kılavuzlarında ve sözlüklerde belirtilen dildir. Bu dil toplumda anlaşmayı ve birliği sağlayan önemli bir unsurdur.
 

KONUŞMA DİLİ – YAZI DİLİ

Konuşma Dili

Konuşma dili; evde, sokakta, günlük hayatta kullanılan doğal dildir. Sosyal çevreye bağlı olarak bir dil sahası içinde farklı şekiller gösterebilir. Bu farklar, temelde sözcüklerin söylenişi ile bazı ses ve şekil ayrılıkları etrafında toplanır. Bir dil sahası içinde; bir ulusun çeşitli boyları, bir ülkenin değişik bölge ve illeri farklı konuşma dillerine sahip olabilir. Bir dildeki lehçeler, şiveler ve ağızlar konuşma dilinin bölgeden bölgeye değişmesinden kaynaklanır.
 

Yazı Dili

Yazı dili kitaplarda, eserlerde kısaca yazıda kullanılan dildir. Yazı dili bir kültür, medeniyet dilidir. Tarih boyunca ancak medeniyeti, kültürü ve edebiyatı olan ulusların bir yazı dili olmuştur. Yazı dili bir kültür ve edebiyat dili olduğu için “edebî dil” olarak da adlandırılır. Bir ülkede veya bir dil alanı içinde çeşitli şive ve ağızlar olabilir ancak yazı dili tektir. Bu bakımdan yazı dilinin etkisi ve yayılma alanı konuşma dilinden çok daha geniştir. Yazı dili, farklı konuşma bölgelerini ortak bir noktada buluşturur ve bütün bir ülkeyi içine alır.

Konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklar

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

dershanem.net
Dilin Kullanımından Doğan Türleri
Makale Adı
Dilin Kullanımından Doğan Türleri
Açıklama
Dilin Kullanımından Doğan Türleri, Yeryüzünde yaşayan diller, belli sayıdaki eski ana dillerin uzun bir tarihî seyir içinde değişik kolla...
Yazar
Yayımcı
Dershanem
Yayımcı Logosu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir