Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri – Uzun Fabl Örnekleri

Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri – Uzun Fabl Örnekleri

Bu sayfamızda sizlere Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri – Uzun Fabl Örnekleri paylaşacağız. Kısa ve uzun olmak üzere iki farklı türde Fabl Örneklerine aşağıdaki başlıklardan ulaşabilirsiniz. Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri – Uzun Fabl Örnekleri sayfamızı arkadaşlarınızla paylaşarak onlarında faydalanmasına yardımcı olabilirsiniz.

Kurt ile Atlar

Kurt İle Atlar

Kurdun birinin yolu bir köye düşmüş, köyün etrafında dolanmış fakat yiyecek bir hayvan bulamamış
Bir ekin tarlasından geçmiş. Tarla boydan boya arpa doluymuş. Kurt ne yapsın arpayı, yiyemez ki… Bırakıp gitmiş. Tarladan çıktıktan kısa bir süre sonra bir at sürüsüne rastlamış.

Önce atlardan birine saldırmaya çalışmış fakat kurdun niyetini sezen atlar, kurda tekme savurmaya
başlamışlar. Eğer tekmelerden biri isabet etse kurt yere serilirmiş. Zorla güzellik olmayacağını anlayan
kurt, atları konuşarak ikna etmeyi düşünmüş:

— At kardeşler, bırakın tekme atmayı! Benden size zarar gelmez. Ben de sizi arıyordum, elbette size söyleyeceklerim var. Şurada bir arpa tarlası buldum ama arpaları yemedim. Size sakladım, sizin
dişlerinizin gıcırtısına bayılırım. Haydi, siz yiyin, bende seyredeyim. Daha sonra ormana doğru birlikte
yürüyüş yaparız, sizi ailemle tanıştırırım, demiş.

Atlar bu sözlere kanmamışlar. İçlerinden tecrübeli olanı:

— Daha önce de böyle tatlı dilli kurtlarla karşılaştık, canlarımızı zor kurtardık. Bizi yakalayıp yemek
için ellerinden geleni yaptılar. Birlik olalım, yoksa bu kurtlar çoğalır ve bizi yemeye kalkışırlar, demiş.

Atlar, hep birlikte köye doğru yürümeye başlamışlar. Kurt da arkalarından geliyormuş.

— Nereye gidiyorsunuz arkadaşlar? Daha tam olarak tanışmadık bile! Konuşup dertleşelim, tanışalım
Atlarla biz kurtlar akraba sayılırız, demiş.

Atlar, hem ilerliyor hem de kurda cevap vermeye çalışıyorlarmış. İçlerinden biri:

— Yahu, siz kurtları bilmez miyiz? Sen arpa yiyebilseydin karnını doyurmadan durur muydun? Arpayı
yiyemiyorsun fakat gözün bizde. Tatlı dilinle bizi kandırıp yemeyi planlıyorsun. Ama sen şimdiye kadar nalda yememişsin, iyi bir nal yeseydin bir daha  hiçbir zaman acıkmazdın. İyilik etme süsü vererek bizi aldatmaya çalışıyorsun.  Biz senin huyunu biliriz, demiş.

Kurt, atları diliyle aldatamayacağını anlamış ve atlara saldırmaya çalışmış. Fakat nereden geldiğini
anlayamadığı nallı ayak darbesiyle kendini yerde bulmuş. Uzun süre baygın vaziyette yatmış kendine
gelince ormana doğru yavaş yavaş gitmiş. Atlarda köyün yolunu tutmuş.
 

Kurt ile Aslan

Kurt İle Aslan

Bir gün, kurdun biri köye yaklaşmış, ağılın etrafında geziniyormuş. İçinden:

— Bir açık kapı bulsam da içeri girsem, köpekler görmeden bir koyun kapsam, diye geçiriyormuş
Akşam olmuş, herkes uykuya dalmış fakat aç kurdun gözüne uyku girmiyormuş. Güçlükle ağılın içine
girmiş ve uyumakta olan bir koyunu kapıp götürmüş. Koyun, kendisini rüyada sanıyormuş. Kurt, inine yaklaşmış, tam avını içeri alacağı sırada önüne bir aslan çıkmış. Kurdun elinden koyunu çekip almış.

Kurt, neye uğradığını anlayamamış. Aslana bir şeyler söylemek istemiş ama krala karşı gelmeyi de göze alamamış. Geri geri çekilmiş ve aslandan biraz uzaklaşmış. Ona:

— Bu senin yaptığına haksızlık derler. Benim avımı elimden alıyorsun, bu davranış sana yakışıyor
mu, demiş. Bu sözler, aslanı kızdırmış ama aslan sinirinden kahkaha atmaya başlamış:

— Ne dediğini kulakların duyuyor mu senin? Bu koyunu sen çalıp buraya getirmedin mi? Yoksa sana
bir dostun mu verdi, diye sormuş.

Bu söz üzerine iki yabani hayvan birbirine girmiş. İşler yolunda gitmeyince iki açgöz, kavga etmeye
başlamış. Elbette kavgayı, her zaman olduğu gibi kurt kaybetmiş. Aslan ile kurt kavga ederken koyun
da oradan kaçıvermiş
 

Kurt ile Koyun

Kurt İle Koyun

Kurdun biri, bir köpek sürüsüyle karşılaşmış. Bir sürü köpekle karşılaşır da yara almadan kurtulmak
mümkün olur mu? Köpekler, kurdu yere sermişler ve öldü sanıp orada bırakmışlar. Bir süre baygın olarak yatan kurt yavaş yavaş kendine gelmeye başlamış.

Kurdun kımıldayacak hâli kalmadığından yiyecek bulması da çok zormuş. O sırada öteden bir koyunun geldiğini görmüş. Koyuna seslenmiş.

— Koyun kardeş çok zor durumdayım, köpekler beni perişan etti! Ne olursun bana yardım et, bana
şu dereden biraz su getir! Sen su getirirsen ben de yiyeceğimi kendim bulurum, demiş.

Koyun, kurda acımış. Onun perişan hâlini görünce dayanamamış ve dereden su alıp getirmiş.
Kurt, suyu içince biraz kendine gelmiş. Teşekkür etmek için koyunun boynuna sarılmış. Koyun içinden:

— Kurda güven olur mu? Ben bir delilik yaptım, şimdi cezasını çekeceğim demiş. Oracıkta baylı vermiş. Kurt koyunun yanına yaklaşmış içi rahat etsin diye uzun uzun dil dökmüş:

— Koyun kardeş, bana dereden su getirerek iyilik yaptın, benden sana zarar gelmez! Şimdi bana üç
doğru söz söyle, seni salıvereyim demiş.

Koyun:
— Birincisi keşke ömrümde seni görmeseydim! Seni gördüm, bari gözlerin kör olsaydı. Üçüncüsü,
bir hastalığa tutulun da hepiniz kırılıp gidin! Çünkü bizden hiçbir kötülük görmediğiniz hâlde yine bize
etmediğinizi bırakmıyorsunuz, demiş.

Koyunun doğru sözleri kurdun kalbini yumuşatmış. Bunlara kurdun bir diyeceği olmamış. Koyuna
hiç dokunmamış ve onu salıvermiş.
 

Yarasa ile Gelincik

Yarasa İle Gelincik

Gelinciğin biri av peşindeymiş. Fare, kuş, tavuk ne bulursa yakalayıp midesine indiriyormuş. Yarasanın biri de yere düşmüş, uçmaya çalışıyormuş.
Tam olarak yerden kalkmadan yanına gelincik gelmiş ve yarasayı yakalamış.

Yarasa, gelinciğe yalvarmaya başlamış:

— Ne olursun beni bırak da gideyim, demiş.

Gelincik, avı yakalamış bir kere, onu bırakıp da gider mi?

— Yoo, seni bırakamam! Ben kuşlara düşmanım, onları yakalar ve yerim, demiş. Bu sözler yarasayı
iyice korkutmuş. Bunun üzerine yarasa:

— Ayol, ben kuş değilim ki! Uçarım ama ben fareyim, demiş. Gelincik, yarasayı bırakmış. Gelinciğin
elinden kurtulan yarasa uçup gitmiş.

Olacak şey değilmiş. Gel zaman, git zaman yarasa yine gelinciğin eline düşmüş.

Yarasa:
— Gelincik kardeş, kıyma bana! Beni yemekle karnın doymaz ya, demiş.

Gelincik:
Seni asla bırakmam, fareleri hiç sevmem! Kökünüzü kurutacağım, demiş. Bunun üzerine yarasa:

—Ayol ben fare miyim? Bak, ben uçuyorum! Ben kuşum, kuş, demiş. Bu söz üzerine gelincik yarasayı
bırakmış. Yarasa böylece adını değiştirerek iki kez gelinciğin elinden kurtulmanın yolunu bulmuş.

Yarasa, kendi kendine:
— Sonuca ulaşmak için sadece bir yolunuz varsa başarılı olamayabilirsiniz. Tehlikeden kurtulmak için
birden fazla çareniz olmalı, demiş.

Söz söylemesini bilip karşısındakini ikna etmek ayrı bir beceri ister. Öyle sözler vardır ki savaşı sona erdirir. Öyle sözler de vardır ki birçok cana mal olabilir.
KISKANÇ ESEK
Sahibi, eşeğin sırtına odun yüklemiş, ormandan dönüyormuş. Zavallı eşek yükün altında ayakta zor
duruyormuş. Ha yıkıldı ha yıkılacak durumdaymış.

Eşek, yükün altında inlerken bahçede duran bakımlı bir at görmüş. Onu çok kıskanmış:

Bol bol yedirip içiriyorlar. Tımar ediyorlar, ondan hiçbir şeyi esirgemiyorlar. Benim ise karnımı bile
zor doyuruyorlar. Sonra da her işi bana gördürüyorlar. Etmedikleri eziyet kalmıyor, demiş.

Gel zaman, git zaman aradan epeyce vakit geçmiş. Etrafta savaş çığlıkları duyulmaya başlanmış. Hemen atı savaşa hazır hâle getirmişler. Atı, baştan aşağıya demir kuşaklı bir yiğit binmiş. Hayvanı alıp savaşın ortasına götürmüş.

Çok çetin savaşlar olmuş, savaş sona erdiğinde at ve sahibi yara bere içinde evlerine dönmüşler. İyileşmeleri de epeyce zaman almış.

Atın halini gören eşek, önceki söylediklerinden vazgeçmiş:

— Büyüklerin halini kıskanmayalım, başlarında dolaşan tehlikeleri düşünelim. Halimize şükredelim, demiş.
 

Tilki ile Böğürtlen Ağacı

Tilki İle Böğürtlen Ağacı

Sürüyü ağıla kadar götüren köpekler gezmeye çıkmışlar. O sırada bir tilkiyle karşılaşmışlar. Onu kovalamaya başlamışlar. Tilki şaşkın bir şekilde etrafına bakınmış. Hemen yönünü değiştirmiş ve böğürtlen ağacının bulunduğu yere dalmış. Ağacın dikenli ve sık dalları arasına gizlenmiş. Kendi kendine:

— Burası saklanmak için çok uygun bir yer. Köpekler beni burada bulamaz, demiş.

Bu sırada, böğürtlenin kocaman dikenlerinden biri tilkinin ayağına batmış ve onun canını yakmış.
Tilki, böğürtlene

—  Yaptığını beğendin mi? Ben buraya sana yardım etmek için geldim. Ama sen beni sırtımdan bıçaklıyorsun, diye çıkışmış.

Böğürtlen, tilkinin bu sözlerine hem şaşırmış hem de alınmış:

— Bir dakika Tilki Bey, aslında benim size kızmam gerekir. Buraya, korkudan ne yapacağınızı bilmez
bir hâlde gelen sizsiniz. Sizi buraya ben mi çağırdım? Benim dikenlerim olduğunu biliyordunuz. Eğer
köpekler buraya gelmeye kalkışsaydı dikenlerim onlara batacaktı. Korkudan size bir şey yapamayacaklardı. Bütün bunlara rağmen siz hâlâ ayağınıza saplanan bir dikenden şikâyet ediyorsunuz. İnşallah bir daha buraya sığınmak zorunda kalmazsınız, demiş.

Tilki, böğürtlenin konuşmalarını sessizce dinlemiş. Fakat ona söyleyecek söz bulamamış. Ayağındaki dikeni çıkarmış ve oradan uzaklaşmış.

Kendi çıkarlarını her şeyden üstün tutan insanlar vardır. Onlar, herkesi kendileri gibi çıkarcı sanırlar. Çıkarcı insanlara iyilik yaparsın. Bir de bakarsın ki kendin suçlu duruma düşürmüşsün. Yani kargayı, kendi gözünü oyması için beslemiş olursun.

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

İlginizi Çekebilecek Konuları

2020 TYT Konuları ve Soru Dağılımları

AYT Konuları ve Soru Dağılımları

YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımları (ÖSYM)

LGS Türkçe Deneme Çöz

LGS Deneme Sınavı PDF İndir

2020 LGS Konuları ve Soru Dağılımları (MEB)

» LGS Puan Hesaplama

TYT Deneme PDF İndir

AYT Deneme Sınavları PDF İndir

Töder Türkiye Geneli (TYT-AYT) Denemeleri PDF

Takdir Teşekkür Hesaplama

Puan Hesaplamaları

2019 Bursluluk Sınavı Soruları ve Cevapları

9-10-11. Sınıflar Bursluluk Sınavı Soruları 2019

Güncel Yazılı Soruları ve Cevapları

dershanem.net
Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri - Uzun Fabl Örnekleri
Makale Adı
Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri - Uzun Fabl Örnekleri
Açıklama
Fabl Örnekleri | Kısa Fabl Örnekleri - Uzun Fabl Örnekleri, Fabl Örnekleri Kısa, Fabl Örnekleri Uzun, Fabl Örnekleri Lise
Yazar
Yayımcı
Dershanem
Yayımcı Logosu

2 Cevap

  1. Leyla Yıldız dedi ki:

    Hepside birbirinden güzel teşekkürler

  2. İrem dedi ki:

    Aynen katılıyorum ama daha uzunları yokmuydu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir