Felatun Bey ve Rakım Efendi – Ahmet Mithat Efendi

Yanlış batılılaşmayı inceleyen Felatun Bey ve Rakım Efendi romanı, Türk edebiyatının ilk örneklerinden olduğu gibi aynı zamanda batılılaşmadan ne anlamak gerektiğini de ifade etmesi açısından önemli bir eser olarak öne çıkmaktadır.

Konu

Roman Osmanlı’da batılılaşma çabalarının başladığı dönemde geçmektedir. Bu yüzden yanlış batılılaşmanın nelere yol açacağı komik bir üslup ile anlatılmaktadır.

Özet

Mustafa Meraki Efendi batı tarzı yaşam biçimini benimsemiş ve çocuklarını da buna göre yetiştirmiştir. Mustafa Meraki Efendi’nin oğlu olan Felatun Bey ise küçük yaşlardan itibaren Batı fikirleri ile büyümüş ve yaşamına tamamen Batı’yı entegre etmiş birisidir. Batı hayranlığı duyan Felatun Bey’in babası vefat ettiğinde kendisine büyük bir miras kalır ve sadece bu miras ile yaşamaya başlar. Rakım Efendi ise orta halli bir ailenin çocuğu olarak yetişmiş ve kendi değerlerine sahip çıkan bir isimdir. Felatun Bey ve Rakım Efendi’nin yolları pek çok kez kesişir ve bu rastlaşmalarda her zaman Felatun Bey’in başına gülünç olarak adlandırılacak olaylar gelir. Rakım Efendi ayrıca Canan isimli bir genç kız ile gönül ilişkisi kurmaya başlamıştır. Felatun Bey ise yaşamında bir türlü mutluluğu bulamamaktadır.

Ana Fikir

Yanlış ve köklü olmayan batılılaşma komik sonuçlar doğurmaktadır. Felatun Bey ve Rakım Efendi romanının ana fikri bu tema üzerinde şekillenmekte olup olduğu gibi batıyı yansıtan insanların gülünç olacakları okura verilmektedir.

Romandaki Karakterler

Felatun Bey: Babasından kalan miras ile yaşayan, eğlenceye ve şık giyinmeye meraklı, konuşurken cümlelerin arasına Fransızca sözcükler ekleyen, züppe olarak nitelendirilecek birisidir.

Rakım Efendi: Kendi geçimini kendi uğraşı ile kazanmaya çalışır. Aklı başında ve istediklerini bilen birisidir. Romanda Felatun Bey’in tam karşı karakteridir.

Canan: Rakım Efendi’nin evleneceği kişi.

Yazar Hakkında

Ahmet Mithat Efendi yazdıkları ile Türk edebiyatında son derece üretken olmuş bir yazardır. 1844 yılında İstanbul’da doğmuş ve 1912 yılında vefat etmiştir. Özellikle yazdıklarında ansiklopedik bir dil kullanarak okuru bilgilendirmeyi amaçlayan Ahmet Mithat, Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkarmış ve bu sayede de en uzun soluklu aralıksız sürecek bir gazeteyi Türk matbuatına kazandırmıştır.