LGS Türkçe Deneme Soruları 3

0 24

LGS Türkçe Deneme Soruları 3

Sizlere bu sayfamızda LGS Türkçe Deneme Soruları hazırladık. Soruları çözdükten sonra yorum kısmına kaç net yaptığınızı yazabilirsiniz.

LGS Türkçe Deneme Soruları 3

Tebrikler - LGS Türkçe Deneme Soruları 3 adlı sınavı başarıyla tamamladınız.

Sizin aldığınız skor %%SCORE%% en yüksek skor %%TOTAL%%.

Hakkınızdaki düşüncemiz %%RATING%%


Yanıtlarınız aşağıdaki gibidir.
Soru 1
"Çıkmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde "bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak" anlamında kullanılmıştır?
A
Atatürk 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktı
B
Artık kabul et, bu çocuk herkesten açıkgöz çıktı.
C
Perdenin üzerindeki siyah leke yıkayınca çıktı.
D
Neriman halamın oğlu seneye doktor çı­kacakmış.
Soru 2
Karada ya da suda yaşayan, basit yapılı bitki veya bitki benzeri ilkel canlılara yosun adı verilir. Suda yaşayan yosunlara "alg" adı ve­rilirken karada yaşayan yosunlara "kara yosunu" denilmektedir. Yosunlarda diğer bitkilerde olduğu gibi kök, gövde ve yaprak bulunmaz. Bunlar klorofil içeren çiçeksiz, sporlu bitkilerdir. Suda bulunan yosunlar tek veya çok hücreli organizmalardır.
Yukarıdaki parçada geçen kelimelerden yo­sunlar ile ilgili bir terimler sözlüğü oluştu­rulmak istenirse aşağıdakilerden hangisi bu sözlükte yer almaz?
A
klorofil
B
hücre
C
alg
D
ilkel
Soru 3
İnsanlar, hep birilerinin başına bir şeyler gelince marifetmiş gibi öğüt vermeye başlar. İş işten geçtikten sonra "Yanlış yapmışsın, böy­le yapmamalıydın." der. Daha önceden uyar­mak, tehlikeyi haber vermek çoğunun huyu değildir.
Yukarıda açıklaması verilen atasözü aşa­ğıdakilerden hangisidir?
A
Zararın neresinden dönersen kardır.
B
Akıntıya kürek çekilmez.
C
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
D
Abanın kadri yağmurda bilinir.
Soru 4
4 - 6. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Önce sakattı, sonra özürlü oldu, şimdi de engelli. Tanımlaması ne olursa olsun yaşamımızın içinde sağlıklı bir şekilde konumlandıramadığımız, yaşa­mın kendisi kadar doğal, insanlar. Varlar, yaşamı­mızdalar ama yok saymayı, görmezden gelmeyi tercih ediyoruz. Onlarla temas kurmaya çekiniyo­ruz. Çünkü bunu nasıl yapacağımızı bilmiyoruz, korkuyoruz. Bu konudaki tanımsal değişimi bile sorunlu görüyorum. En dolaysız, doğru tanımın sakat olduğunu düşünüyorum. Peki, neden sakat demek bu kadar zor? Onları incitmemek için mi acaba? Bence meseleyi inceltme ihtiyacımızdan bu değişim. İnceltip normalleştirmeye çalışma gayretinden. Ancak, normalleşme kabullenmekle başlar ve biz tanımlamayı kendimizce incelterek meseleyi kabullenmiş olmuyoruz ne yazıkki!
Metne göre engellilerle ilgili doğru bir ta­nımın yapılamamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A
Engelli insanlara yardım edememe kaygısı
B
Bunun normal bir durum olarak kabullenilememesi
C
Engelli insanlara karşı hassas bir tutum sergilenmesi
D
Engelli insanların toplumdan uzak kalmış olması
Soru 5
Altı çizili sözcükte kullanılan zarf-fiilin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin han­gisinde vardır?
A
Anılarımızı hatırlayınca gözlerim dolmaya başlıyor.
B
Beni aradığında akşam kendini hissettir­meye başlamıştı.
C
Köye doğru çamurlu yollarda bata çıka ilerliyoruz.
D
Törene geç katıldığından tüm dikkatleri üzerine çekti.
Soru 6
Metinde yapılan yazım yanlışının sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A
"biraz" sözcüğünün bitişik yazılması
B
"şimdi de" ifadesinin ayrı yazılması
C
"bilmiyoruz" sözcüğünde daralma yapıl­ması
D
"ne yazıkki" ifadesinin bitişik yazılması
Soru 7
(1) Haldun Taner öykücülüğümüzde özgün, önemli bir yeri olan ve çizgisini hep korumuş bir yazardır. (2) Toplumsal çözümlemeleri ve kişileri tiplemekte kullandığı çarpıcı ayrıntılar hiç sırıtmaz öyküsünde. (3) Dili ve üslubu klasik sayılabilir ancak başarılı hikayecinin dünyaya bakış açısı hep çağcıldır. (4) Eser­lerinde çağın ve toplumun sorunlarını ele alır.
Yukarıda numaralandırılmış cümlelerin hangisinde kişisel bir görüşe yer verilme­miştir?
A
1
B
2
C
3
D
4
Soru 8
Yazı, insanın bulduğu en ilginç şeylerden biri­dir. Ambarda mal depolarken karışıklık olma­sın diye idareten uydurulan şekillerin, uzun bir maceradan sonra bugün duygu ve düşünce dünyamıza biçim veren bir büyüye dönüş­mesi, insanlığın en eski hikayelerindendir. İnsanın kendini kendine, kendini başkasına ve sonra gelecek olanlara anlatmak için çi­ziktirdiği bu semboller bir yanıyla insana da benzer. Çünkü yazı, insanın belleğidir.
Yukarıdaki metne göre aşağıdakilerden hangisi yazının bir işlevi değildir?
A
Duygu ve düşüncelerin ifade edilmesine katkıda bulunması
B
İnsanlara ait bilgileri gelecek kuşaklara aktarması
C
Ticari faaliyetlerin kayıt altına alınmasını sağlaması
D
Yazılı edebiyatın oluşmasını sağlaması
Soru 9
9 ve 10.,soruları aşağıdaki metne göre ce­vaplayınız.
Renklerin insanlar üzerindeki psikolojik etkisini incelemek isteyen bir araştırmacı ilk olarak bazı renkler hakkında bilgi topluyor. Araştırmasında kırmızı rengin kan basıncını hızlandırdığını, bu renge günlük hayatta çok fazla maruz kalan insanların heyecanlı ve agresif hareketler sergilediğini görü­yor. Mavi rengin ise insanlarda iştah kapatıcı bir his uyandırdığı ve itici bir etki yarattığı bilgisine ulaşıyor. Yeşil rengin de çok fazla gören ya da kullanan insanların üzerinde sakinleştirici bir etki yarattığını okuyor.
Araştırmacı edindiği bilgileri kanıtlamak için üç farklı araştırma grubu oluşturuyor. Her gruptaki bireylere 3 farklı rengin kullanıldığı eşyalar verip 3 hafta boyunca grupları gözlemliyor. 3. hafta sonun­da 1. gruptaki bireylerin sürekli kilo verdiklerini, 2. gruptaki bireylerin durağan davranışlar sergiledik­lerini, 3. gruptaki bireylerin ise saldırgan davranış ve söylemlerde bulunduklarını kaydediyor.
lgs türkçe denemeleri
A
A
B
B
C
C
D
D
Soru 10
Araştırmacı yeşil rengi hangi davranışı ser­gileyen bireyler üzerinde kullanırsa olumlu yönde bir davranış değişikliği oluşturabi­lir?
A
Karar alırken çevresinin görüşlerini de din­leyen bireyler
B
Çabuk sinirlenen ve kavgacı tavır sergile­yen bireyler
C
Kendini ifade etmekte zorlanan bireyler
D
Sağlık sorunu yaşayan bireyler
Soru 11
Uzaktan baktığımda babamın kütüphanesi bana bütün dünyanın küçük bir resmiymiş gibi gelirdi. Her dilden, her ülkeden aldığı kitaplar doldururdu rafları.
Bu parçada bir söz sanatı kullanılmıştır. Bu sanatın göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
A
Kütüphanenin özellikleri anlatılırken aşırı­lığa gidilmesi
B
Kütüphanenin ve resmin konuşturulması
C
Kütüphanenin dünyanın resmine benzetil­mesi
D
Kütüphaneye insana ait özellikler yüklen­mesi
Soru 12
Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir makale­den alınmış olabilir?
A
Anadolu'nun geleneksel konukseverliği dillere destandır. Anadolu'da hangi kapıyı çalarsanız sizi buyur eder, bir bardak çay ya da bir fincan kahve ile içinizi ısıtırlar. Sizinle ettikleri tatlı sohbet de cabası.
B
Öğleye doğru atölyeden geldi. Üstü başı kir pas içindeydi. Kızarmış gözleri, şişmiş elleriyle öylece koltuğa uzandı. Uzandığı koltuğun üzerinde hemen uyuyakaldı.
C
Tik, istem dışı kendini gösteren kas kasılmalarıdır. Çoğu zaman refleks halinde kişinin farkında olmadığı anlarda tekrar­lanır. Aşırı heyecan, korku, kaygı gibi se­beplerden kaynaklanır. Anne babaları aşırı kuralcı olan çocuklarda sıklıkla görülür.
D
Sırtında sanki altınla işlenmiş ağır, pırıl pırıl bir manto ... Başında ruhunun simge­si gibi kırmızı tacı. .. Heybetli duruşu ve insanı etkileyici derin bakışları ... Dilinden dökülen kelimelerin ahenkli büyüsü ...
Soru 13
13 - 16. soruları aşağıdaki metne göre cevap­layınız.
Yeni nesil teknolojiyle üretilen akıllı telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarından yayılan parlak mavi­mor ışık o kadar etkili ki güneşli bir günde bile o ek­ranları rahatça görebiliyoruz. Ama geceleri durum biraz daha farklı bir boyut alıyor. Karanlık ortam­lardaki parlak mavimor ışık beynimizin kimyasını altüst ediyor.
İnsan vücudu, sirkadiyen ritim sayesinde tüm bi­yokimyasal işlemleri ve psikolojik davranışları 24 saatlik zamana uyumlu bir şekilde düzenliyor. Bu­nun en güzel örneklerinden biri de vücudumuzun gün ışığına ve gece karanlığına olan uyumu. Gün ışığında uyanık kalıyoruz, her türlü işimizi gücümü-zü yapıyoruz, karanlıkta ise dinlenme ihtiyacımızı gidermek için uyuyoruz. Birtakım hormonlar bey­nimizdeki ışığa duyarlı yapılar sayesinde tam da salgılanması gereken zamanda salgılanıyor. İşte bu hormonlardan biri olan melatonin de karanlıkta salgılanarak vücudumuza artık uyku vaktinin geldiğini haber veriyor. Böylece vücudumuzun biyolojik saatini ayarlıyor.
Fakat tam da uyumaya hazırlandığımız saatlerde parlak ışık yayan ekranlara baktığımızda beynimiz gece olduğunu unutuyor, sabah oldu zannederek melatonin hormonunu salgılamayı durduruyor; İşte bu hormonun üretimindeki aksaklık uyku düzenimizi bozarak zamanla daha ciddi sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor.
İnsan vücudunun gün ışığına ve gece karanlığına uyum sağlamasa neye bağlıdır?
A
Beyindeki ışığa duyarlı yapılara
B
Vücuttaki sirkadiyen ritmine
C
Melatonin hormonunun salgılanmasına
D
Uyku düzenine
Soru 14
Bu metinde aşağıdaki sorulardan hangisi­nin cevabı yoktur?
A
Uyku düzenin bozulmasının nedeni nedir?
B
Sirkadiyen ritmin beyindeki kontrol merke­zi neresidir?
C
Beyin melatonin hormonunu salgılamayı neden durdurur?
D
Vücut uyku vaktinin geldiğini nasıl anlar?
Soru 15
Altı çizili cümlenin öge dizilişi aşağıdaki­lerden hangisidir?
A
Özne-Belirtili Nesne-Belirtisiz Nesne-Yüklem
B
Özne-Belirtili Nesne-Yüklem
C
Yer Tamlayıcısı-Belirtisiz Nesne-Yüklem
D
Yer Tamlayıcısı-Özne-Belirtili Nesne-Yük­lem
Soru 16
Metnin son paragrafında kullanılan virgü­lün (,) işlevi ile aşağıdakilerden hangisi özdeştir?
A
Elbette, konuyla ilgili açıklama en kısa sü­rede yetkililerce yapılacaktır.
B
Düşüncelerinizi, bu yöndeki tavırlarınızı onaylamamak mümkün değil.
C
Sanıyorum birkaç değişiklik yapılacak, bi­raz bekleyelim lütfen.
D
Söz uzatarak, biraz da surat asarak, ko­nuşuyordu etrafındakilerle.
Soru 17
Kurabiye Canavarı, Minik Kuş, Edi ile Büdü ... Bu kelimelerden sonra, neden bahsettiğimizi anlayıp uzaklara daldığınızı ve yüzünüzde oluşan kocaman gülümsemeyi görür gibiyim. Susam Sokağı, hiç kuşkusuz o dönem izleyen herkesin kalbinde büyük yere sahip. Birçoğu­muz izlerken ya alfabeyi söktük ya da sayma­yı öğrendik. Kermit'in şarkılarıyla deliler gibi eğlendik. Belki de bu yüzden yıllar geçse de kalbimizdeki yerini asla kaybetmiyor.
Bu parçada "Susam Sokağı" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiş­tir?
A
Öğretici nitelikler taşıdığına
B
Kahramanlarının kimler olduğuna
C
Eğlendiren bir yönünün olduğuna
D
En fazla kimler tarafından izlendiğine
Soru 18
Aşağıdakilerden hangisi üçüncü kişi ağ­zıyla anlatılmıştır?
A
Mektubunu alınca çok sevinmişti herkes. Oysa Ankara'ya okula gidince bizi unutur sanıyordum ben. Şimdi bana yazdığı sı­cak satırları okudukça ne kadar yanıldığı­mı anlıyorum.
B
Döndü arkasına, "Bana ne karışıyorsunuz, ne hakkınız var?" diye bağırdı. On yaşın­da olmasına rağmen bu cümleyi kurması herkesi şaşırtmıştı. Tavırları bir yetişkininki kadar olgundu.
C
Gözlerimin içine acıyla baktı. O kadar etkilenmiştim ki uzun süre yerimden kalkamadım. Onu teselli etmek boşunaydı. Acısını unutturacak tek bir kelime bile bilmiyordum.
D
O günden sonra bir daha konuşamadık. Onun okulu, benim işlerim derken bir ko­şuşturmacanın içinde bulmuştuk kendimizi. Hayatın güzelliklerini kaçırdığımızı geç fark ettik ikimiz de.
Soru 19
Fiil çatısı yüklemi fiil olan cümlelerde aranır. Örneğin "Düğündeki en şık misafir sendin." cümlesinin yüklemi "sendin"sözcüğüdür. Yüklem isim olduğu için bu cümlede çatı özelliği İ aranmaz. "Bahar çiçekleri yazı şimdiden müj­deliyor." cümlesinde ise yüklem "müjdeliyor" ifadesidir. Yüklem bir fiilden oluştuğu için bu cümlede çatı özelliği aranır.
Yukarıdaki açıklamaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı özelliği aran­maz?
A
Sabahın erken saatlerinde evde bir telaş başladı.
B
Kimseye haber vermeden anlaşmayı im­zalamış.
C
Konu açılınca neden böyle davrandığımı açıklarım.
D
Ülkenin geri kalmasının nedeni yaşanılan iki savaşmış.
Soru 20
Para, yeryüzünün en netameli konularından biri galiba. Hemen hemen her şey, para için yapılıyor. Parayı kullanma ve yönetme sanatı diye bir şey var mesela. Hal böyleyken parayı reddetmek ve o yokmuş gibi davranmak ola­sı görünmüyor. Bazen bir değiş tokuş aracı, bazen bir ödül, bazen bir hizmetin karşılığı olması bu durumun en somut sebeplerinden.
Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A
İkilemelere başvurulmuştur.
B
Örneklemeden yararlanılmıştır.
C
Karşılaştırma yapılmıştır.
D
Betimleyici anlatım tekniği kullanılmıştır.
Sınavı tamamlamak için butona tıklayınız, yanlışlarınız gösterilecektir. Sonuçları al.
20 tamamladınız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.