Mürebbiye – Hüseyin Rahmi Gürpınar

Konu

Konak yaşamına farklı bir bakış açısı getiren eserde tek bir konudan öte tutkularına esir hale gelmiş insanların yaşamlarından kesitler aktarılmaktadır.

Özet

Memuriyetten emekliye ayrılmış olan Dehri Efendi, babasından kalmış olan mirası ve emekli aylığı ile konakta yaşamaktadır. Konak içerisinde kızı, kızının kocası, okula giden çocukları, ilk karısından sonra ise bir cariyeden doğmuş iki küçük çocuğu, dışarıda kendisini idare edemeyerek ağabeyinin yanına gelmiş kardeşi, kahya, hizmetçi, uşak, aşçı bulunmaktadır. Oldukça kalabalık bir konak olan bu yerde Dehri Efendi, küçük çocuğunun eğitimini sağlamak için konağa ayrıca genç ve güzel bir mürebbiye aşır. Bu mürebbiye ise şimdiye kadar pek çok olay yaşamış, ahlaki çöküntüler yaşamış bir kadındır. Kendi çıkarını her fırsatta gözeten mürebbiye bunun için konakta pek çok kişi ile ilişki kurmaya başlar. İsmi Anjel olan mürebbiye herkesi kendisine âşık etmekte ve böylece onları da idare etmeye başlamıştır. Mürebbiyeye çok fena bir şekilde tutulmuş olan Şemi isimli bir delikanlı ise onun başkaları ile ilişkisi olduğunu duyduğunda bir gece yarısı Anjel’in odasına baskın düzenler ve dolaba saklanan kişiyi tespit etmek için dolabı açtığında dolaptan Dehri Efendi çıkar.

Ana Fikir

Hırslarının ve arzularının esiri olmuş, sevgisiz kalmış insanların birbirlerine sadece çıkar ilişkileri ile yaklaştığını ve bozulmuş aile yapısının bir yansımasıdır roman. Ayrıca olduğu gibi görünmeyen kişilerin de keskin bir eleştirisini içermektedir.

Romandaki Karakterler

Dehri Efendi: Maddi durumu iyi, hali vakti yerinde, konağın sahibi olan karakter. Ancak çocuklarına karşı son derece kötü davranır ve onları anlamaz. Mürebbiyeye karşı olan zaafı yüzünden kendisini kötü duruma düşürmüştür.

Anjel: Hafifmeşrep mürebbiye.

Şemi: Mürebbiyeye delice tutkun olan delikanlı.

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 yılında İstanbul’da doğmuştur. Türk edebiyatının önemli yazarları arasında bulunmaktadır. Yazdıkları ile geniş kesimler tarafından okunmuştur. Bunda sade bir dil kullanması da etkili olmuştur. Gürpınar’ın yazılarında cahillik, batıl inançlar ve eğitimsizlik her zaman eleştirilir. Kişilerin yanlış anladıkları ve bunun üzerine kurdukları yaşamlar her zaman gülünçlükler ile doludur. Gürpınar ayrıca yazdıklarında öğretici bir dili de benimsemiştir.