Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa ve Komik

Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa ve Komik

Bu sayfamızda sizlere Nasrettin Hoca Fıkraları Kısa ve Komik olanları bir araya getirdik.

Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca’ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
 

Sığ Suda Yüzmek

Nasreddin Hoca bir gün evine dönerken taşa takılmış ve su birikintisine yüzüstü düşmüş. Hoca’yı bu halde gören bir adam:
” Oldu mu Hoca, bir karış suda yüzülür mü? Madem yüzecektin derede yüzseydin, demiş”.
Bunun üzerine Hoca:
” Derede herkes yüzer. Önemli olan, böyle sığ suda yüzmektir, diyerek cevabı yapıştırmış.”
 

Sebzeli Kavuk Çorbası

Nasreddin Hoca kuyunun başında durmuş aşağı bakarken kavuğunu düşürmüş. Kuyu derin inip alamaz. Kavuksuz eve gidemez. Soran olsa kavuğumu düşürdüm diyemez. Alay ederler. Bahçeden marul, maydanoz koparmış. Küçük parçalar halinde kuyuya atmaya başlamış. Burada ne yapıyorsun Hoca, diye soranlara, akşam yemeği için, sebzeli kavuk çorbası hazırlıyorum, demiş.
Adamlar, kuyuya bakıp, olabilir, deyip gitmişler. Hava karardıktan sonra Hoca kimselere görünmeden evine varmış.
 

Hoca Ormanda Kayboldu

Nasreddin Hoca, Çarıklı Köyü’ne giderken ormanda kaybolmuş. Birkaç adamla karşılaşmış ama adamlar kaybolduğuna inanmamışlar.
” Koskoca Nasreddin Hoca ormanda kaybolmaz.. Sen buraları avcunun içi gibi bilirsin,”demişler.
Nasreddin Hoca bakmış olmayacak fikir değişikliğine giderek diğer karşılaştığı adamlara, nereye gidiyorsunuz? diye sormuş. Bir iki derken, üçüncü adam Çarıklı Köyü’ne gidiyorum, demiş.

Bunun üzerine Hoca, hah, ben de o köye gidiyordum, deyip adamla birlikte köye gitmiş.
 

Yalan Söyleme Yarışması

Akşehir’de en iyi yalan söyleme yarışması düzenlenir. Yarışmaya Nasreddin Hoca da katılır. Yarışmacılar, sırayla birer yalan söylerler. Sıra Hoca’ya gelince şu yalanı söyler:
“Ben büyük bir yalancıyım.”
Nasreddin Hoca’yı doğru sözlü olarak tanıyan halk jürisi, Hoca’yı birinci seçer. Böylece Hoca ödül olarak verilen eşeğe biner ve evine doğru yola koyulur.
 

Papağan

Nasreddin Hoca pazarda görüp beğendiği fiatı yirmi akçe olan konuşkan papağanı uzun pazarlıktan sonra beş akçeye alır. Fakat papağanı evde bir türlü konuşturamaz.
“Ey papağan, neden böyle yapıyorsun?” diye sorar.
Papağan:
“Bak Hoca, beni ucuza kapatıp beş akçeye aldın. Dünyada bir tek uyanık sen misin? Eski sahibimi buraya getir. Gözümün önünde on beş akçeyi ver. Söz sana sabah akşam susarsam namerdim. ”

Hoca adamı bulup evine getirir ve papağanın önünde on beş akçeyi verir. Bunun üzerine papağan neşelenir ve konuşmaya başlar. Anlatır da anlatır. Dört gün sonra Hoca çaresiz papağana yalvarır:

“Papağan, ne olur, sus artık!. Günlerdir uyuyamadım. Al şu iki akçeyi, “der. Papağan akçeleri alır ve susar. Nasreddin Hoca uykuya dalar ve ertesi güne kadar deliksiz bir uyku çeker.
 

Yüzme Yarışları

Nasreddin Hoca sofraya oturmuş. Bakmış çorba tasında iki sinek. Hanımına seslenmiş:
“Hatun koş, yüzme yarışları başladı. ”
 

Ayran Niyetine

Nasreddin Hoca yoğurt yerken, tahta kaşığı kırılmış. Çaresiz tabağı kafaya dikmiş. Onu bu halde gören hanımı:
“Hoca, bu ne hal? Yoğurt öyle yenir miymiş? ” deyince Nasreddin Hoca:
” Kaşık kırılınca yoğurdu ayran niyetine içesim geldi. ” demiş.
 

Hocanın Hanımı Horluyor

Gecenin bir vakti hanımı horlarken, Nasreddin Hoca’yı uyku tutmamış. Aradan bir saat geçmiş. Duvarlar sallanmaya başlayınca hanımı aniden uyanmış, yatakta oturumuna gelmiş:
“Hoca, gürültüye uyandım. Ben horluyor muydum? “diye sormuş.
Hoca:
“Ne horlaması, hanım? Gök gürledi. Belli yağmur yağacak. “demiş.
 

Hoca Havuza Düşüyor

Nasreddin Hoca, içinde balık var mı diye bakarken, havuza düşmüş. Başlamış feryat etmeye:
“İmdat! Yardım edin, boğuluyorum. ”
Kimse oralı olmamış. Adamın biri:
“Hocam, sen yüzme biliyordun ya, “demiş.
Bunun üzerine Nasreddin Hoca:
“Doğru, nasıl da unutmuşum? “demiş ve iki kulaç atmış ve havuzdan çıkmış.
 

Kediyi Yıkarken Ölmediki Sıkarken Öldü

Nasrettin hoca bir gün yolun kenarında kedisini yıkıyomuş.
Yoldan geçen arkadaşı hocaya:
-Hocam kediyi yıkama ölür.
demiş. Hoca aldırış etmemiş ve yıkamış. Arkadaşı dönüşte hocayı tekrar yolun kenarında görmüş. Kedi ölmüştü. adam:
-Hocam ben size kediyi yıkamayın ölür demedimmi? demiş.
Hoca:
-Ben kediyi yıkarken ölmediki sıkarken öldü demiş.
 

9 Akçe mi 10 Akçe mi

Bir gün nasreddin hoca rüyasında bir adamla konuşuyormuş adam 9 akçe diyormuş. Nasreddin hocada 10 akçe diyormuş. Nasreddin hoca rüyadan uyanmış ellerinde hiç akçe yok.Geri uykuya dalmış ve adama demiş tamam 9 akçe olsun.
 

Ateş Düştüğü Zaman

Nasreddin Hoca’nın evine tüccar arkadaşı misafir olmuş.Hoca ona mantı pişirip getirmiş. Arkadaşı acele edip mantıyı hemen ağzına atınca boğazı yanmış. Boğazının yandığını belli etmemek için başını tavana doğru dikmiş ve yanmanın etkisi gidince de başını tavandan indirmeyip sormuş :
-Hocam bu tavanı ne zaman yaptınız.
Hoca hemen :
-Boğazına ateş düştüğü zaman, demiş.
 

Farız

Nasrettin Hocanın evine üç tane misafir gelmiş ve üçüde birbirinden oburmuş. Hoca ne yemek getirirse getirsin sünnettir deyip silip süpürmüşler.
O sırada hocanın oğlu içeri girmiş. Misafirler “aman ne güzel çocuk bu çocuğun adı nedir?” diye sormuşlar.
Nasrettin Hoca çucuğun ismine “Farz’dır”demiş.
Misafirler “aaa bu nasıl bir isim daha önce hiç böyle bir isim duymamıştık”demişler.
Nasrettin Hoca da – “yaa sünnet diyeyim de onu da yiyin değil mi” demiş.

Nasreddin Hoca Fıkraları Kazan Doğurdu

Nasreddin Hoca Fıkraları Uzun

Nasreddin Hoca Fıkraları Kısa 20 Tane

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir