Şiir Bilgisi Konu Anlatımı

Şiir Bilgisi Konu Anlatımı

Bu yazımızda sizler için Şiir Bilgisi Konu Anlatımı konusunu derledik, Şiir Bilgisi Konu Anlatımı yazımızı güzel bir anlatımla sizler için hazırladık. Şiir Bilgisi Konu Anlatımı konusunu örnekleriyle birlikte okuyarak konusunu daha iyi anlayacaksınız. Şiir Bilgisi Konu Anlatımı sayfamızı arkadaşlarınızla veya sosyal medyada paylaşarak arkadaşlarınızda Şiir Bilgisi Konu Anlatımından faydalanmasına yardımcı olabilirsiniz.

Şiir Bilgisi

Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak çekici, etkileyici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarıldığı yazı türüne şiir denir. Şiir, anlatımındaki yoğunluk, anlam zenginliği, hayal ve imge bakımından düzyazıdan ayrılır.

Şiirde şairlerin kullandığı takma isimler vardır. Divan edebiyatında bu takma isimlere “mahlas” adı verilir. Divan şiirinde şairler genellikle mahlaslarına şiirin son beytinde yer verirler. Halk şairlerinin mahlas almalarına ya da mahlaslarını kullanmalarına “tapşırma” denmektedir. Halk şiirinde aşıklar mahlaslarına ya da adlarına genellikle şiirin son dörtlüğünde yer verirler.
 
Nazım Biçimi: Bir şiirin dış yapısıdır. Nazımda dizelerin kümelenişi, ölçüsü ve uyak düzenine göre aldığı biçimdir. Türk şiirinde kullanılan nazım biçimlerini şu şekilde gruplandırabiliriz:
 
Halk Şiiri:
Anonim Halk Şiiri: Mani, türkü
Aşık Tarzı Halk Şiiri: Koşma,semai, varsağı, destan
 
Divan Şiiri:
Beyitlerle Kurulanlar: Gazel,kaside, mesnevi, müstezat, kıt’a
Bentlerle Kurulanlar: Tuyuğ, rubai, şarkı, terkibibent, terciibent, murabba, muhammes
 
Batı Etkisindeki Türk Şiiri:
Terzarima, sone, triyole, balat,serbest nazım
 
Nazım Türü: Nazım şeklinin konusuna göre çeşitleridir. Türk şiirinde kullanılan nazım türlerini şu şekilde gruplandırabiliriz:
 
İslamiyet Öncesi Türk Şiiri:
Koşuk, destan, sagu
 
Halk Şiiri:
Aşık Tarzı Halk Şiiri: Güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt
Anonim Halk Şiiri: Ninni, ağıt
Dini-Tasavvufi Halk Şiiri: İlahi, nutuk, nefes, deme, şathiye, devriye
 
Divan Şiiri:
Güzelleme, Tevhit, münacat, naat, mersiye, methiye, fahriye, hicviye
 

Şiirin Anlam Özellikleri

Tema: Bir şiirde kafiye, nazım birimi, nazım türü, söz sanatları gibi unsurlar arasında anlamsal ve yapısal bağlantının kurulması sonucu ortaya çıkan düşünce veya iletiye tema denir. Tema, şiirin özünü oluşturur ve çoğunlukla bir duyguya ya da soyut bir kavrama işaret eder.
 
İmge: Bir şairin dış dünyayı olduğu gibi anlatması beklenemez. Şair benzetme, kişileştirme, mecaz ve söz sanatları yoluyla düşüncelerini alışılmışın dışında, çarpıcı bir şekilde dile getirir. Bu şekilde imgeler oluşturur. İmge, şiire anlam bakımından derinlik kazandırır, şiirin daha geniş bir yorum alanı kazanmasını sağlar. Her şairin kendine özgü bir imge anlayışı vardır. Şiirde özgünlüğü yakalamanın en önemli koşulu zengin ve farklı bir imge birikimine sahip olmaktır.
 

Şiir İle İlgili  Terimler

Nazım Birimi: Şiiri oluşturan mısra kümelerine nazım birimi denir. Dörtlük, bend, beyit…
 
Ölçü (Vezin): Şiirde dizelerin hece sayısına veya hecelerin ses değerine göre bir uyum içinde olmasına ölçü denir.
 
Mısra (Dize): Ölçülü ve anlamlı, bir satırlık nazım birimidir. Dize, şiir türündeki metinlerin en küçük nazım birimidir.
» Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
 
Hece Ölçüsü: Şiirde dizeleri oluşturan sözcüklerin hece sayılarının eşitliğine dayanan ölçüdür. Halk şiirinde Kullanılır.
Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır (11’li hece ölçüsü)
 
Aruz Ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açık ya da kapalı oluşuna göre düzenlenmesidir. Aruz ölçüsünde de dizelerin hece sayısı aynıdır. Sesli harfle biten heceler açık, sessiz harfle ya da uzun ünlüyle biten heceler kapalıdır. Divan şiirinde kullanılır.
Dinle neyden kim hikâyet etmede
Ayrılıklardan şikâyet etmede
(Fâilâtün Fâilâtün Fâilün)
 
Serbest Ölçü: Bu ölçüde hecelerin sayısı ya da uzunluğu kısalığı dikkate alınmaz, dizeler serbest bir şekilde yazılır.
Yollar ne kadar güzel olsa,
Gece ne kadar serin olsa,
Beden yorulur,
Baş ağrısı yorulmaz.
(Orhan Veli)
 
Dörtlük: Aynı ölçüde olan, anlamca bir bütünlük oluşturan ve dört dizeden oluşan nazım birimidir.
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır.
Beyhude dolandım boşa yoruldum,
Benim sadık yârim kara topraktır.
 
Bent: Bir şiiri oluşturan aynı ölçüye sahip üçer, beşer, altışar vb. mısralık birimlerin her biridir.
Monna Rosa, siyah güller, ak güller
Gülce’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Monna Rosa, siyah güller, ak güller
 
Beyit (İkilik): Aynı ölçüde olan, anlamca bir bütünlük oluşturan ve iki dizeden oluşan nazım birimidir.
Ger derse Fuzuli ki “güzellerde vefâ var”
Aldanma ki şâir sözü elbette yalandır
 
Durak: Hece ölçüsüyle yazılmış dizelerde ölçü kalıbı içindeki durma yerlerine “durak” denir.
İptida Bağdat’a / sefer olanda
Atladı hendeği / geçti Genç Osman (6+5 duraklı)
 

Şiirde Ahenk Unsurları

Ahenk, bir şiirde seslerin oluşturduğu uyum ve akıcılıktır. Şiirde ahengi sağlayan unsurlar kafiye (uyak), redif, aliterasyon ve asonanstır.
 

Kafiye (Uyak)

Dizelerin sonunda yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı kelimelerin, eklerin oluşturduğu ses benzerliğine kafiye (uyak) denir.
 

Kafiye Çeşitleri

Yarım Kafiye Tam Kafiye:
Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki tek ses benzerliğine yarım kafiye denir.
Ve deniz aynı deniz
O gülüşten eser yok yalnız
 
Tam Kafiye:
Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki iki ses benzerliğine tam kafiye denir.
Söğüt giz fısıldar sayıklar meşe
Ayık düş görür her bucak, her köşe
 
Tunç Kafiye:
Dize sonundaki bir sözcüğün tüm seslerinin başka bir dize sonunda bulunan bir sözcük içinde yer almasıdır.Tunç kafiye en az üç sesten oluşur.
Dalgın duyuyor rüzgârın ahengini dal dal
Baktım, süzülüp geçti açıktan iki sandal
 

Cinaslı Kafiye:
Dize sonlarında yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcükler cinaslı kafiye oluşturur.
Niçin kondun a bülbül
Kapımdaki asmaya
Ben yarimden vazgeçmem
Götürseler asmaya
 
Zengin Kafiye:
Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki üç veya daha fazla ses benzerliğine zengin kafiye denir.
Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı buz tutuyor her soluk
 

Redif

Dize sonlarında yazılışları, görevleri ve anlamları aynı olan ek, sözcük ya da sözcük gruplarına redif denir.
Aramızı kesti dumanlı dağlar
Tepesinden aşan yollar yücedir
Artıyor efkârım yine bu çağlar
Bilmiyorum nazlı yârim nicedir

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil mert belli değil
Herkes yarasına deva arıyor
Deva belli değil dert belli değil
 
Aliterasyon: Bir şiirde ahenk yaratmak amacıyla aynı ünsüz harfin yinelenmesine aliterasyon denir.

Kim o deme boşuna benim ben
Öyle bir ben ki gelen kapına baştan başa sen.

(Yukarıdaki mısralarda “b” ve “n” sesleri ile aliterasyon yapılmıştır.)
 

Asonans: Şiirde ahenk yaratmak amacıyla aynı ünlü seslerin tekrarına asonans denir.

Neysen sen, nefes sen, neylersin neyi
Neyzensen, nefessen, neylersin neyi

(Yukarıdaki mısralarda “e” sesi tekrar edilerek asonans yapılmıştır.)
 

Kafiye Örgüsü

Düz Kafiye

Düz kafiye üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır.

a) Bir dörtlükte ya da beyitte bütün dizeler birbiriyle kafiyeli olabilir. (aaaa) / (aa)

Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım (a)
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım (a)
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım (a)
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım (a)

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Beni candan usandırdı, cefadan yar usanmaz mı (a)
Felekler yandı ahımdan, muradım şem’i yanmaz mı (a)
 
b) İlk üç dize kafiyeli olabilir. (aaab)

Ben çektiğim kimler çeker (a)
Gözlerim kanlı yaş döker (a)
Bulanık bulanık akar (a)
Dağların seliyim şimdi (b)

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Karac’oğlan der ki kondum göçülmez (a)
Acıdır ecel şerbeti içilmez (a)
Üç derdim var birbirinden seçilmez (a)
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm (b)
 

c) Birinci dizeyle ikinci dize, üçüncü dizeyle dördüncü dize kafiyeli olabilir. (aabb)

Bu ıslıkla uzayan, dönen, kıvrılan yollar (a)
Uykuya varmış gibi görünen yılan yollar (a)
Başını kaldırarak boşluğu dinliyordu. (b)
Gökler bulutlanıyor, rüzgâr serinliyordu. (b)

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

İftardan önce gittim Atik-Vâlde semtine (a)
Kaç defa geçtiğim bu sokaklar, bugün yine (a)
Sessizdiler. Fakat Ramazan maneviyyeti (b)
Bir tatlı intizara çevirmiş sükûneti (b)
 

Çapraz Kafiye

Birinci dize ile üçüncü dize, ikinci dize ile dördüncü dizenin kendi aralarında kafiyelenmesine çapraz kafiye denir. Bu kafiye abab şeklinde gösterilir.

Hafız’ın kabri olan bahçede bir gül varmış (a)
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle (b)
Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış (a)
Eski Şiraz’ı hayâl ettiren ahengiyle (b)

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Bir hayâlet gibi dünya güzeli (a)
Girdiğinden beri rü’yâlarına (b)
Hepsi meshur, o muamma güzeli (a)
Gittiler görmeye kaf dağlarına (b)
 

Sarma Kafiye

Birinci dize ile dördüncü dizenin, ikinci dize ile üçüncü dizenin kendi aralarında kafiyelenmesine sarma kafiye denir. Bu kafiye şeması abba şeklinde gösterilir.

Her şey yerli yerinde havuz başında servi (a)
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan (b)
Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan (b)
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi (a)

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Dumanlarla örtülen bir deniz gibi (a)
Canlanıyor en hazin dalgalar bende (b)
Bekliyoruz yuvanı şimdi bahçende (b)
Ben kimsesiz, ağaçlar kimsesiz gibi (a)
 

Şiir Türleri

Lirik Şiir

Duyguların coşkulu ve dokunaklı bir biçimde anlatıldığı; duygu, ritim ve hayal gücünün öne çıktığı şiir türüdür. Çoğunlukla aşk, gurbet, özlem, ölüm gibi konuların işlendiği şiirler lirik özellik gösterir. Okuyucuya duygu yoğunluğu yaşatmak ve estetik haz vermek lirik şiirlerde temel amaçtır.

Dağda dolaşırken yakma kandili
Fersiz gözlerimi dağlama gurbet.
Ne söylemez, akan suların dili
Sessizlik içinde çağlama gurbet.

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
 

Epik Şiir

Yiğitlik, yurt sevgisi, savaş ve kahramanlıkla ilgili konuları işleyen şiir türüdür. Dünya edebiyatında epik şiirin ilk örneklerini destanlar oluşturur. Bu şiirlerde coşkun ve kahramanca bir söyleyiş söz konusudur. Epik şiirler doğal epik ve yapay epik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
 
Doğal Epik: Toplumun ortak malı olan, toplumun genelini etkileyen birtakım olaylar sonucunda söylenmiş ve ilk söyleyeni unutulmuş kahramanlık şiirlerine doğal epik denir. Bu şiirler sözlü gelenekte varlık göstermiş ve bu gelenek sayesinde nesilden nesile aktarılmıştır.
 

Yapay Epik: Bir şairin, toplumu etkileyen önemli bir olayı doğal epiğe benzeterek söylemesi neticesinde oluşan şiirlerdir. Bu şiirlerin söyleyeni bellidir ve yazılı kültürle nesilden nesile aktarılır.

Köroğlu’yum medhim merde yeğine
Koç yiğit değişmez cengi düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Durmayın orada, kargı kucakta
Dolansın yiğitler köşe bucakta
Bir savaş edelim kelle kucakta
Şehitler aşkına çalın kılıncı
 

Postral Şiir

Doğanın güzelliğini, çobanların yaşantısını, kır ve köy hayatını işleyen şiir türüdür. Bu şiir türünde doğaya karşı bir sevgi ve doğal yaşama yönelik bir özenti söz konusudur. Pastoral şiir “idil” ve “eglog” olmak üzere iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.
 
İdil: Kır hayatının güzelliklerini işleyen kısa pastoral şiirlerdir. Bu şiirlerde şairler doğa karşısında hissettiklerini yansıtırlar.
 

Eglog: Birkaç çobanın kır hayatı, aşk gibi konular üzerinde karşılıklı konuşmaları tarzında yazılan pastoral şiirlerdir. Türk edebiyatında çok fazla eglog örneği yoktur.

Gümüş bir dumanla kapandı her yer
Yer ve gök bu akşam yayla dumanı
Sürüler, çimenler, sarı çiçekler
Beyaz kar, yeşil çam yayla dumanı

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Tam otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum
Toprakta bir telaş, bir telaş
Karıncalar öteden beri dostum.

 

Satirik Şiir

Kişisel veya toplumsal yergi içeren şiirlerdir. Halk edebiyatında taşlama, divan edebiyatında ise hiciv olarak adlandırılan bu tarz şiirler, günümüzde yergi şiirleri olarak isimlendirilir. Bu şiirlerde bir kişi ya da olay iğneleyici sözlerle eleştirilir, tariz sanatından çok sık yararlanılır. Satirik şiirlerde çeşitli uyarılar yer aldığı için öğreticilik de söz konusudur.

Dinleyin dostlar başa geleni
Ekmek çama çıktı, tuz firar etti
Artık siz düşünün geri kalanı
Çoğu bekliyorduk az firar etti

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Köy sallanır güldüğünde
Cin çarpılır değdiğinde
Beleş sofra gördüğünde
Yumuluyor ölmüş gibi
 

Didaktik Şiir

Belli bir düşünceyi aşılamak, belli bir konuda öğüt ya da bilgi vermek, ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan şiir türüdür. Bu şiirlerde duygu yerine düşünce ön plandadır ve bu nedenle de didaktik şiirler akla seslenir.

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan, gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad ellere açıcı olma
 

Dramatik Şiir

Manzum tiyatro olarak kaleme alınmış şiirlerdir. Bu şiirler olay merkezlidir.

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…

♦ ♦ ♦ ♦ ♦

Kızın babası yanımızda boyu uzun
Zayıf ağzı mırıltılar.
On köylü iki subay bir tezkereci er
Sıralandık ahşap mescidin avlusunda

Türk Dili ve Edebiyatı Konularını Görmek İçin Linke Tıklayın

İlginizi Çekebilecek Konuları

2020 TYT Konuları ve Soru Dağılımları

AYT Konuları ve Soru Dağılımları

YKS (TYT-AYT) Konuları ve Soru Dağılımları (ÖSYM)

LGS Türkçe Deneme Çöz

LGS Deneme Sınavı PDF İndir

2020 LGS Konuları ve Soru Dağılımları (MEB)

» LGS Puan Hesaplama

TYT Deneme PDF İndir

AYT Deneme Sınavları PDF İndir

Töder Türkiye Geneli (TYT-AYT) Denemeleri PDF

Takdir Teşekkür Hesaplama

Puan Hesaplamaları

2019 Bursluluk Sınavı Soruları ve Cevapları

9-10-11. Sınıflar Bursluluk Sınavı Soruları 2019

Güncel Yazılı Soruları ve Cevapları

dershanem.net
Şiir Bilgisi Konu Anlatımı
Makale Adı
Şiir Bilgisi Konu Anlatımı
Açıklama
Şiir Bilgisi Konu Anlatımı, Şiir Bilgisi Konu Anlatımı Kısaca, Şiir Bilgisi Konu Anlatımı, Şiir Bilgisi Konu Anlatımı 9. Sınıf
Yazar
Yayımcı
Dershanem
Yayımcı Logosu

1 Cevap

  1. Hakan mutlu dedi ki:

    teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir