Sözcükte Anlam Konu Anlatımı

Sözcükte Anlam Konu Anlatımı

Bu Yazımızda Siz Değerli Öğrencilerimiz için Sözcükte Anlam Konu Anlatımı yayımladık. Sözcükte Anlam Konu Anlatımı Tüm Sınıfları Kapsamaktadır.
 

Sözcük Nedir?

Dilin anlamlı en küçük parçasına sözcük denir. Duygularımızı, düşüncelerimizi sözcüklerle aktarınız. Sözcüklerin tek başına anlamları olduğu gibi, sözcükler cümlede yeni anlamlar kazanır.

“Bakmak” sözcüğü,”

» “Çocuk, pencereden dışarı bakıyor.”
cümlesinde “bakışı bir şey üzerine çevirmek”,

» “Bu daire denize bakıyor.”
cümlesinde “bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak”,

» “Bu maaşla üç boğaza bakıyormuş”,
cümlesinde “geçindirmek”,

» “Çocuğum, sen derslerine bak.”
cümlesinde “uğraşmak, meşgul olmak” anlamında kullanılmıştır.

Görüldüğü gibi, bir sözcük cümlede değişik anlamlarda kullanılabilmektedir. Bu özelliği gösteren sözcüklere çok anlamlı sözcükler denir.
 

Gerçek Anlam

Her sözcük ilk ortaya çıktığında belirli bir anlamı karşılar. Sözcüğün karşıladığı ilk anlama “gerçek anlam” denir. Sözcüğün karşıladığı diğer anlamlar, daha sonraki süreçte gerçek anlamdan yola çıkılarak oluşturulmuştur.

Bir sözcüğün anlamını öğrenmek için sözlüğü açtığımızda karşımıza çıkan ilk anlam da o sözcüğün gerçek anlamıdır. Bu nedenle sözlüğün ilk anlamı için “sözlük anlamı” terimi de kullanılır. Gerçek anlam için “temel, başat anlam” gibi terimler de kullanılmaktadır.
Bir sözcük tek başına kullanıldığında genellikle onun gerçek anlamı akla gelir.

» “Belediye, kaçak yapıları yıktı.”

cümlesinde “yıkmak” sözcüğü söylendiğinde akla gelen ilk anlam “kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek”tir. Sözlüğü açtığımızda da ilk olarak karşımıza bu anlam çıkar. Dikkat edilirse yukarıdaki cümlede de “yıkmak” sözcüğü bu anlamda kullanılmıştır. Öyleyse “yıkmak” sözcüğü bu cümlede gerçek anlamda kullanılmıştır.
» “Doktor, çatlayan bileğimi güzelce sardı.”
» “Çocuklar evin camını kırmış.
» “Bebeği kızgın ütüden uzak tutun.”
» “Bu elmalar çok lezzetliymiş.

cümlelerindeki altı çizili sözcükler de gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
 

Mecaz Anlam

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir.

» “Bu acı onu yıkar.

cümlesinde geçen “yıkmak” sözcüğü söylendiğinde akla gelen ilk anlam “kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek”tir. Ancak “yıkmak” sözcüğü bu cümlede “çok üzülmesine neden olmak” anlamıyla kullanılmıştır. Yani “yıkmak” sözcüğü bu cümlede gerçek anlamından tamamen uzaklaşmıştır ve yeni bir anlamı karşılayacak şekilde kullanılmıştır. Öyleyse bu cümledeki “yıkmak” sözcüğü mecaz anlamlıdır.

» “Öğretmen sana çok kızgın.
» “Bu bebek çok tatlı.
» “Davette bize soğuk davrandılar.”

cümlelerinde geçen altı çizili sözcükler de mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

Şimdi bazı sözcükleri hem gerçek hem de mecaz anlamıyla cümlede kullanalım.

» “Hastaya katı gıdalar vermeyin.” (gerçek)
cümlesindeki “katı” sözcüğünün anlamı “fiziksel olarak sert, yumuşak karşıtıdır.

» “O, katı yürekli biridir.” (mecaz)
cümlesindeki “katı” sözcüğünün anlamı ise “duygusuz, acımasız”dır.

» “Uyuyan bebeğin üstünü örttüler.” (gerçek)
cümlesindeki “örtmek” sözcüğü, korumak amacıyla bir şey sermek, kapatmak anlamındadır.

» “Adamın suçlarını örtmüşler.” (mecaz)
cümlesindeki “örtmek” sözcüğü ise, “gizlemek, saklamak, belli olmasını Önlemek” anlamındadır.
 

Yan Anlam

Bir sözcüğün gerçek anlamından tam olarak uzaklaşmadan kazandığı anlamlara yan anlam denir.
Yan anlam, daha çok, organ adlarının veya insana ait kimi özelliklerin doğaya aktarılmasıyla ortaya çıkar. Yani bir sözcük gerçek anlamında karşıladığı varlığa benzerlik ilgisinden dolayı başka varlıkları karşılıyorsa bu, o sözcüğün yan anlamı olur. Buna “yakıştırmaca” veya “yakıştırma anlamı” da denir.

» “Adamın burnu kanamış.”
cümlesindeki “burun” sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

» “Ayakkabının burnu aşınmış.”
cümlesindeki “burun” sözcüğü ise ilk cümlede geçen “burun” sözcüğünden farklı bir anlamda kullanılmıştır. Ancak bu anlam, gerçek anlamdan bütünüyle uzak değildir. Dikkat edilirse, insanın burnuyla ayakkabının burnu arasında bir benzerlik söz konusudur.
 

Terim Anlam

Dil, edebiyat, sanat, bilim, spor gibi değişik alanlar da kullanılan ve o alanla ilgili belli bir açıklaması olan sözcüklere terim anlamlı sözcükler denir.

“Perde” sözcüğünü ele alalım. Bu sözcük,

» “Evin perdeleri çok kirlenmiş.”

cümlesinde “görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gelen örtü” anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün gerçek anlamıdır.

» “Bu kitabı okuyunca gözlerimdeki perde kalktı.”
cümlesinde “doğruyu görmeye engel olan şey” anlamında kullanılmıştır. Bu, sözcüğün mecaz anlamıdır.

» “Ördeğin ayaklarında perde vardır.”
cümlesinde “kaz, ördek gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar” anlamında kullanılmıştır. Bu, canlı bilimi ile ilgili bir terimdir. Dikkat edilirse bu örnekte “perde” sözcüğü bilimsel bir alana özgü kullanılmıştır.

» “Bağlamanın perdeleri sık mı, seyrek mi olur?”
cümlesinde “ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer” anlamında kullanılmıştır. “Perde” sözcüğü bu cümlede müzikle ilgili bir terim olarak kullanılmıştır.

» “Bu şarkı yüksek perdeden notalar içeriyor.”
cümlesinde “bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi” anlamında kullanılmıştır. “Perde” sözcüğü bu cümlede de müzikle ilgili bir terimdir.

 

Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler

Yazılışları farklı; ancak anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Varlık ya da kavram, aynı anlama gelen birden fazla sözcükle karşılanabiliyorsa bu sözcükler eş anlamlıdır.

» “Bu mağazayı geçen yıl açtılar.”
cümlesindeki “yıl’ sözcüğünün yerine “sene” sözcüğünü yazalım.

» “Bu mağazayı geçen sene açtılar.”
Görüldüğü gibi, cümlede bir anlam değişikliği olmadı. Öyleyse “yıl” ve “sene” sözcükleri eş anlamlıdır

Şimdi bazı eş anlamlı sözcükleri görelim.

Tasa → Endişe
Yurt → Vatan
Özlem → Hasret
Sevinç → Neşe
İhtiyar → Yaşlı
Uzak → Irak
Yürek → Kalp
Karşıt → Zıt
Kabiliyet → Yetenek
Anı → Hatıra
İşitmek → Duymak
Islak → Yaş
Darılmak → Küsmek

Eş anlamlılıkta sözcüğün cümledeki anlamı dikkate alınır.
 

Zıt Anlamlı (Karşıt) Sözcükler

Birbirine karşıt kavram, durum, olay ve anlamları karşılayan sözcüklere karşıt anlamlı sözcükler denir.

» “Bu elbise çok eski.”
cümlesindeki “eski” sözcüğünün yerine “yeni” sözcüğünü yazalım:

» “Bu elbise çok yeni.”
Görüldüğü gibi, cümlenin anlamı bütünüyle değişti ve ilk cümlede kastedilen anlamın tam tersi ortaya çıktı. Öyleyse bu cümlelerdeki “eski” ve “yeni” sözcükleri karşıt anlamlıdır.

Şimdi bazı zıt (karşıt) anlamlı sözcükleri görelim.

Zengin → Fakir
Ucuz → Pahalı
Ağır → Hafif
Sevinç → Üzüntü
İhtiyar → Genç
Alçak → Yüksek
Açık → Kapalı
Uzak → Yakın
Kısa → Uzun
Sert → Yumuşak

Sözcüğün olumsuzu ile karşıt anlamlısı karıştırılmamalıdır.

» “Gülmek sana yakışıyor.”
cümlesindeki “gülmek” sözcüğünün karşıt anlamlısı “gülmemek” sözcüğü değildir. Çünkü “gülmemek” sözcüğü, cümledeki altı çizili sözcüğün olumsuzudur. “Gülmek” sözcüğünün karşıt anlamlısı ise “ağlamak” sözcüğüdür.

Kimi sözcüklerin karşıt anlamı yoktur.
» “Bu ağaç çok yaşlı”
cümlesindeki “ağaç” sözcüğünün karşıt anlamlısı yoktur.
 

Somut Anlamlı Sözcükler

Kimi sözcükler duyularımızla algılayabildiğimiz varlıkları karşılar. Beş duyumuzdan herhangi biriyle algılanabilen bir varlığı karşılayan sözcüklere somut anlamlı sözcükler denir.

» Bahçeyi ıhlamur ağacının kokusu sarmıştı.
Bu cümledeki “bahçe, ıhlamur, ağaç” sözcükleri görme duyusuyla, “koku” sözcüğü koklama duyusuyla algılanabildiği için somuttur.

» Ağaçtaki sert elmalar oldukça ekşiydi.3
Bu cümledeki “sert” sözcüğü dokunma duyu­suyla, “ekşi” ise “tatma” duyusuyla algılanabil­diği için somuttur.

» Rüzgarın uğultusu nal seslerine karışıyordu.
Bu cümledeki “uğultu” ve “ses” sözcükleri işit­me duyusuyla algılanabildikleri için somuttur.
 

Soyut Anlamlı Sözcükler

Beş duyudan herhangi biriyle algılanamayan sözcüklerdir.

» İçindeki ümidin yerini tuhaf bir korku almıştı.
Bu cümledeki “ümit, tuhaf, korku” sözcükleri beş duyudan biriyle algılanamadığı için soyut­tur.

» Onunla huylarımız ve birçok düşüncemiz benzerdi.
Bu cümledeki “huy” ve “düşünce” sözcükleri beş duyudan biriyle algılanamadığı için soyuttur.

Somut anlamlı sözcükler soyut anlama gelecek şe­kilde kullanılabilir.

» Bu kafayla sen hiçbir işte başarılı olamazsın.
“Kafa” sözcüğü bu cümlede “zihniyet” anlamında kullanıldığı için soyut anlam kazanmış­tır.

» Olayda onun da parmağı olduğunu düşünü­yorum.
“Parmak” sözcüğü bu cümlede “bir şeye karış­ma ilgisi” anlamında kullanıldığı için soyut an­lam kazanmıştır.
 

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler

Yazılışları ve okunuşları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir.

» Birden yere düşünce diz kapağım acıdı.
Kaval, baldır ve uyluk kemiğinin birleştiği yer.

» Şu kitapları raflara diz, sonra yanıma gel.
Yan yana veya üst üste sıralamak
Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler; yazılışları ay­nı, anlamları farklı olduğu için sesteştir.

» Trenin arkasından el sallarken ağlıyordu.
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan bölümü

» Yıllarca gurbet elde, ailesinden ayrı kalmıştı.
Ülke, yurt, il
Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler; yazılışları aynı, anlamları farklı olduğu için sesteştir.

» Adam, sağ elini uzatıp çocuğu tuttu.
Vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısı

» Annen ve baban sağ mı diye sordu.
Yaşamakta olan
Bu cümlelerdeki altı çizili sözcükler; yazılışları aynı, anlamları farklı olduğu için sesteştir.

Sözcüklerin yan ve mecaz anlamı sesteşlikle karış­tırılmamalıdır.

» Annem yorganın yüzünü çıkarıp yıkamıştı.
» Adamda yüz yok ki pişman olsun!
Bu cümlelerdeki “yüz” sözcükleri, “surat” anla­mındaki “yüz” sözcüğünün yan ve mecaz anla­mıdır. Dolayısıyla sesteş değildir.

» Hastalanınca yüzünde kırmızı lekeler çıktı.
» Cebinden yüz lira çıkarıp çocuğa uzattı.
Yukarıdaki ilk cümlede “yüz” sözcüğü “surat” anlamında, ikinci cümlede ise “sayı” anlamın­da kullanıldığı için bu iki sözcük sesteştir.

Düzeltme işareti (ᶺ) kullanılan sözcükler, kullanıl­mayan sözcüklerle sesteş değildir.

sestes
 

Nicel Anlamlı Sözcükler

Sayılabilen ya da ölçülebilen bir özelliği bildiren sözcüklerdir.

» O geniş bahçede kurumuş birkaç ağaç vardı.
Bu cümledeki “geniş” sözcüğü “bahçe”nin ölçülebilen yönünü, “birkaç” sözcüğü ise “ağaç”ın sayılabilen yönünü bildirdiği için ni­cel anlamlıdır.

» Soğuk havaya rağmen maçı yüzlerce kişi izledi.
Bu cümledeki “soğuk” sözcüğü havanın ölçüle­bilen yönünü, “yüzlerce” sözcüğü ise “kişi”nin sa­yılabilen yönünü bildirdiği için nicel anlamlıdır.
 

Nitel Anlamlı Sözcükler

Sayılamayan ya da ölçülemeyen bir özelliği bildiren sözcüklerdir.

» Salonun duvarında güzel bir tablo asılıydı.
Bu cümledeki “güzel” sözcüğü “tablo”nun sayılamayan ve ölçülemeyen bir yönünü bildirdi­ği için nitel anlamlıdır.

» Büyük hayaller ancak özverili bir çalışmayla gerçek olur.
Bu cümledeki “büyük” sözcüğü “hayal”in, “öz­verili” sözcüğü ise “çalışma”nın sayılamayan ve ölçülemeyen yönünü bildirdiği için nitel an­lamlıdır.

Sözcüklerin nicelik ya da nitelik bildirmesi, kulla­nıldıkları cümleye göre değişir.

» Kazandığı parayla kendine küçük bir ev almış­tı.
» Böyle küçük meselelerle beni uğraştırma!
“Küçük” sözcüğü ilk cümlede “boyutları ufak olan” anlamında kullanıldığı için nicel, ikinci cümlede ise “değersiz, önemsiz” anlamında kullanıldığı için niteldir.
 

Genel ve Özel Anlamlı Sözcükler

Anlamca kapsamı geniş olan sözcüklere genel, dar olan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.

» Elma, her iklimde yetiştirilebilen bir meyve­dir.
Bu cümlede “elma”nın kapsamı “meyve”ye gö­re daha dar olduğuna göre “elma” özel, “mey­ve” ise genel anlamlıdır. Dolayısıyla özelden genele bir anlatım yapılmıştır.

» Şehirlerin en güzeli bana göre istanbul’dur.
Bu cümlede “şehir”in kapsamı “İstanbul”a göre daha geniş olduğu için “şehir” genel, “İstan­bul” özel anlamlıdır. Dolayısıyla genelden öze­le bir anlatım yapılmıştır.

Birbirleriyle ilişkili sözcükler, özelden genele ya da genelden özele sıralanabilir.

» sözcükte anlam

Cins adlar, kendi türünün tamamını kapsayacak şekilde kullanıldığında “genel”; bir veya birkaç bi­reyini kapsayacak şekilde kullanıldığında “özel” anlamlı olur.

» Akvaryumdaki balıkları bir süre seyretti.
“Balık” sözcüğü bu cümlede kendi türünün birkaç bireyini kapsadığı için özel anlamlıdır.

» Balık, suda yaşayan ve eti yenen bir canlıdır.
“Balık” sözcüğü bu cümlede kendi türünün ta­mamını kapsadığı için genel anlamlıdır.
 

Yansıma Sözcükler

Canlı veya cansız varlıkların çıkardığı seslerin taklit edilmesiyle ortaya çıkan sözcüklerdir.

» Güm diye bir ses duyunca yataktan fırladım.
» Baharda yaylalarda kuzular meleşir.
» Çocukların gürültüsünden başım ağrıdı.
Bu cümlelerde belirtilen sözcükler canlı ya da cansız varlıkların çıkardığı seslerin taklidi oldu­ğu için yansımadır.

» Derenin şırıltısı insana huzur veriyor.

Yansıma sözcükler genellikle yapım eki almış bi­çimleriyle kullanılır. Yapım eki aldıklarında yansı­ma özelliği devam eder.

» yansıma sözcükler

Yansıma sözcükler, mecaz anlam kazandığında yansıma özelliğini kaybeder.

» Çocuklarından haber alamayınca meraktan çatlayacaktı.
Bu cümledeki “çatlamak” sözcüğü “bir duygu­yu aşırı biçimde yaşamak” anlamında kullanıl­dığı için mecaz anlam kazanıp yansıma özelli­ğini yitirmiştir.

Bir sesin taklidi olmayan sözcükler yansıma değildir.

» Dalda ötüşen kuşlar baharı müjdeliyordu.
» Kafesteki aslan kükreyince hepimiz korktuk.
» Gökte parlayan yıldızları seyrediyordu.
» Lunaparkın ışıltısı gözlerimizi kamaştırdı.
Bu cümlelerdeki “ötüşmek, kükremek, parla­mak, ışıltı” sözcükleri bir sesin karşılığı olmadı­ğı için yansıma değildir.
 

İkilemeler

Anlatımı etkili kılmak için iki sözcüğün biçim ya da anlam ilişkisiyle bir araya getirilmesiyle oluşturulan söz grubuna “ikileme” adı verilir.

» Martılar havada usul usul uçuyordu.
» Önümüzde uçsuz bucaksız bir ova uzanıyor­du.
» Yaşlı usta aşağı yukarı kırk yıl bu işi yapmış.

İkilemeler, aşağıdaki biçim ve anlam ilişkileriyle oluşturulabilir:
Aynı Sözcüğün Tekrarı Yoluyla: uzun uzun, iri iri, koca koca, kötü kötü, bile bile, baş başa …
Eş Anlamlı Sözcükler Yoluyla: ses seda, akıllı uslu, güçlü kuvvetli, köşe bucak, deli divane …
Yakın Anlamlı Sözcükler Yoluyla: ak pak, doğru dürüst, eş dost, kılık kıyafet, yalan yanlış …
Zıt Anlamlı Sözcükler Yoluyla: er geç, iyi kötü, az çok, aşağı yukarı, irili ufaklı, bata çıka …
Yansıma Sözcükler Yoluyla: horul horul, mışıl mışıl, küt küt, çıtır çıtır, şırıl şırıl, vız vız …
Biri Anlamlı Diğeri Anlamsız Sözcükler Yoluy­la: eski püskü, eğri büğrü, yarım yamalak, çer çöp, sıkı fıkı, yırtık pırtık, tek tük …
İki Anlamsız Sözcük Yoluyla: abuk sabuk, eciş büçüş, ıvır zıvır, abur cubur, mırın kırın …

İkilemeler kullanıldıkları cümleye farklı anlamlar katabilir.

» Ankara’ya taşınalı aşağı yukarı on yıl oldu.
Bu cümledeki ikileme cümleye “yaklaşıklık” anlamı katmıştır.

» Karlı yolda bütün ekip bata çıka ilerliyordu.
Bu cümledeki ikileme cümleye “zorlukla” anlamı katmıştır.

İkilemeler daima ayrı yazılır ancak kalıplaşmış bazı ikilemeler bitişik yazılır. ­

» birdenbire, pırpır(uçak), çıtçıt, enikonu ….
 

Kalıplaşmış Söz Öbekleri

En az iki sözcüğün bir araya gelerek oluşturduğu bütüne söz öbeği (grubu) adı verilir. Söz öbekleri; tamlamalar, edatlar, ikilemeler ve fiilimsilerle oluş­turulabilir.

Sınavlarda söz öbeklerinin cümleye kattığı anlam sorulmaktadır. Söz öbeğinin cümleye kattığı an­lamı belirleyebilmek için mecazlı ifadeyi doğru bi­çimde yorumlayabilmek gerekir.

» Eserlerine kendi mührünü vurabilen kişiler, zamanın yıpratıcılığından etkilenmez.
Bu cümlede “kendi mührünü vurabilmek” sö­zü mecazlı bir söz öbeğidir. Mühür “bir şeyin kime ait olduğunu gösteren iz” olarak düşünü­lürse bu söz öbeğinin “özgün bir tarz oluştura­bilmek” anlamında kullanıldığı ortaya çıkar.

» İyi bir yazar olabilmek, iyi bir okur olabilmeyi ve büyük ustaları tanıyabilmeyi gerektirir. Bu birikime sahip olmayan kişi yazar olamaz. Şim­diki gençlerin emeklemeden koşmaya çalış­ması bu yüzden tuhaf geliyor bana.

Bu metinde “emeklemeden koşmaya çalış­mak” sözü mecazlı bir söz öbeğidir. Metnin bağlamından hareketle bu söz yorumlandığın­da “gerekli birikime sahip olmadan büyük işler başarmaya çalışmak” anlamı ortaya çıkar.

» Uyak, kimi şairlerce göz ardı edilmiş olsa da aslında her zaman şiir sandalyesinin dördüncü ayağı olmuştur. Çünkü şiiri diğer türlerden farklı kılan en önemli unsur uyaktır.

Bu metinde “şiir sandalyesinin dördüncü ayağı olmak” sözü, mecazlı bir söz öbeğidir. Metnin bağlamından hareketle bu söz yorumlandığın­da “şiiri ayakta tutan tamamlayıcı unsur” anla­mı ortaya çıkar.
 

2020 LGS Konuları ve Soru Dağılımları (MEB)

» LGS Puan Hesaplama

Test Soruları

Sözcükte Anlam Test Çöz

⇒ 5. Sınıf Sözcükte Anlam Testi Çözmek İçin 5. Sınıf Sözcükte Anlam Test Soruları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 6. Sınıf Sözcükte Anlam Testi Çözmek İçin 6. Sınıf Sözcükte Anlam Test Soruları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 7. Sınıf Sözcükte Anlam Testi Çözmek İçin 7. Sınıf Sözcükte Anlam Test Soruları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 8. Sınıf Sözcükte Anlam Testi Çözmek İçin 8. Sınıf Sözcükte Anlam Test Soruları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 5. Sınıf Türkçe test soruları çözmek için 5. Sınıf Türkçe Testleri Çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz

⇒ 6. Sınıf Türkçe test soruları çözmek için 6. Sınıf Türkçe Testleri Çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

⇒ 7. Sınıf Türkçe test soruları çözmek için 7. Sınıf Türkçe Testleri Çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

⇒ 8. sınıf Türkçe testleri çözmek için 8. Sınıf Türkçe Testleri Çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

⇒ Tüm sınıfların Türkçe testlerini görmek için Türkçe Testi Çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Sözel Mantık Soruları çözmek için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

⇒ LGS Türkçe deneme soruları çözmek için LGS Türkçe Deneme çöz sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
 

Türkçe Konuları

⇒ 5. Sınıf Türkçe Konularını Görmek İçin 5. Sınıf Türkçe Konuları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 6. Sınıf Türkçe Konularını Görmek İçin 6. Sınıf Türkçe Konuları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 7. Sınıf Türkçe Konularını Görmek İçin 7. Sınıf Türkçe Konuları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

⇒ 8. Sınıf Türkçe Konularını Görmek İçin 8. Sınıf Türkçe Konuları Sayfamızı Ziyaret Edebilirsiniz.

Sözcükte Anlam Çalışma Kağıdı indirmek için linke tıklayın.

Türkçe Çalışma Kağıdı indirmek için linke tıklayın.

dershanem.net
Sözcükte Anlam Konu Anlatımı
Makale Adı
Sözcükte Anlam Konu Anlatımı
Açıklama
Sözcükte Anlam Konu Anlatımı, Sözcükte Anlam 5. Sınıf, Sözcükte Anlam 6. Sınıf , Sözcükte Anlam 7. Sınıf , Sözcükte Anlam 8. Sınıf, Sözcükte Anlam TYT , Sözcükte Anlam LGS , Sözcükte Anlam KPSS, Sözcükte Anlam Konu Çalışması
Yazar
Yayımcı
Dershanem
Yayımcı Logosu

1 Cevap

  1. erturul dedi ki:

    güzel kapsamlı bir anlatım olmuş teşekkür ederim